Mert A. Çakır

    

Karataş

İzmir’e sonradan taşınan biri olarak, ilk gördüğümden itibaren Karataş hep dikkatimi çeken ve yaşamak istediğim bir muhit olarak aklımda kalmıştı. Burada tarihsel ve zengin bir kent yapısı bulunuyor: Beth-İsrael Sinagogu, Musevi vatandaşların açtığı Hoşgör Hamamı, Tarihî Asansör, eski Rum evleri, Cumhuriyet’in ilk döneminde açılan okullar ve tabii ki uzun dik merdivenler... Hayatımda gördüğüm en dik ve uzun merdivenler bu muhitte sanırım. 

 

Mithat Paşa Caddesi’nden başlayan merdivenlerden çıktığınızda karşınıza çıkan ilk cadde -ki bunlar genelde çok dardır- Turgut Reis olur. Bir merdiven grubu daha çıktığınızda Şehit Nihat Bey Caddesi, daha sonraki basamaklardan sonra Halil Rıfat Paşa Caddesi, bir üst basamaklardan yukarı çıktığınızda Kılıç Reis Caddesi, onun üstü ise Betonyol ve Üçyol’dur. 

 

Günümüzde, ne bir zamanlar merdivenlerin başladığı noktada bulunan deniz ve kayıkhaneler ne de mahallenin çok kültürlü sakinleri yerlerindeler. Halbuki sadece bir asır kadar önce, sahilden başlayarak Üçyol’a kadar uzanan bu dik merdivenli muhitin eski sakinlerini ağırlıkla Yahudiler, Rumlar, Ermeniler oluşturuyordu. Tıpkı zamanla çok kültürlü kimliğini yitirmesi gibi, 1970’lerden itibaren yapılan sahil doldurma çalışmaları ve üzerlerine dikilen yüksek binalar yüzünden denizden ve hava akımından, hatta aşağı kısımlarda (Mithat Paşa Caddesi ve üstü) güneşten bile mahrum kalmış durumda Karataş.

 

Karataş’ın sahil kısmında ve dik merdivenlerinin başladığı noktada daha pahalı yerleşim yerleri bulunurken, özellikle orta kısımda kalan bölgelerde (Halil Rıfat Paşa Caddesi, Şehit Nihat Bey Caddesi’nin bazı kısımları ve Kılıç Reis Caddesi) eski yapılaşma ve dar sokaklar nedeniyle daha makûl fiyatlara ev bulma şansı mümkün. Bu nedenle burada yaşayanlar genelde burayı hiç terk edememiş yaşlılar, öğrenciler, İzmir’e sonradan yerleşen sanatçılar veya bekâr gençler. Burada doğmuş ya da çocukluğunu burada geçirmiş genç nüfusun çok büyük bir kısmı artık burada yaşamıyor. Bunun en büyük sebeplerinden biri de bu dik merdivenler. Ben ve benim gibi burada yaşamaya tercih eden çoğu insan için ise kentin en güzel detaylarından biri bu merdivenler. 

'Mahalle@İzmir', HAYY Açık Alan ve GAPO'nun iş birliğiyle, Kültür için Alan’ın desteğiyle gerçekleştirilmiştir © 2020

  • Instagram